çocuk olmak ve sokakta!…

Bahar gelince sokaklar evimiz olurdu. Hoş çocukken mekânın ve zamanın pek önemi yoktu…

Nerde üç beş arkadaş olsa orda toplanır top koştururduk… Dedim ya yerin ve zamanın pek kıymeti yoktu. Köşe başları boş arsalar araçların az girdiği sokaklar…

Top oynardık, başlarken ‘bak sadece üç gollük oynıcaz ha!’ aslında bitmesini hiç istemediğimiz uzun soluklu maçlar…kırık kerpiçlerden kale direği yapardık, defalarca yamalanmaktan ne olduğu belli olmayan ve adına futbol topu dediğimiz içine hava basılmış plastik bir cisimle..

Çok naif, kalender, duruşumuzun, çocuk cesaretli haytalığı..günahsızlığımızın ve masumiyetimizin her tarafımızdan okunduğu günlerdi o günler,,,Çok özlüyorum.

Akşam olduğunda karanlık çöker annelerin mehmet, ahmet sesleri belirir ve herkes evlerine kaçışırdı… Karanlık olduğunda daha bir heyecanlıydı sokakta olmak…

Ramazan geldiğinde iftara yakın, fırında ekmek kuyruğuna girerdik. Şimdi ilişti o fırının sıcacık ekmek kokusu burnuma.

…ve sonra iftar!.

Nekadar güzeldi çocuk olmak heleki ramazanda.. O duyguları tekrar tatmak. Artık çocukluğumuzun masumiyeti küçük mutlulukları, hüzünleri daha neler neleri geride kaldı. Tekrar dönüp bu masumiyet ve saflıkta soluksuz yaşamak isterdim sokağı çocukluğumu iftar sonrası demlenmeyi bekleyen çayın kokusunu ve insanların yüzlerindeki temiz gülümsemeyi…

Bu yazımı beğendiyseniz, RSS ile yeni yazılarımdan haberdar olabilirsiniz. Gmail hesabınız varsa tüm beğendiğiniz siteler için Google Reader kullanabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mehmet Yüngül © 2017, Powered by Wordpress & HC-2011