…özlemek seni

Sevgili… Yine vuslatı gösterdi zaman, yine hüzünlü bir iklimin sımsıkı sarılmaları sımsıkı kavuşmaları soluksuz öpüşlerin göz kapayışların son damlaları. | devamı »

…can yaram

…soluksuz dinleyişlerin, fısıltılı çığlıkların, anlamsız bekleyişlerin birinde sana can verecek, acıdığında yaşadığını hissettirecek acıdığında yaşadığını | devamı »

Seher yeli, seher yeli bizim ele gidersen. Nazlı yara küstüğümü söyleme, söyleme. Ne hallere düştüğümü sorarsa o yar beni sorarsa bağrıma taş bastığımı söyleme | devamı »

farkında değilsin, erteleyişler fayda vermiyor hayatta, o yarım bulan masalın melodisini susturmaya. Farkında değilsin. Bu şey böyle doğarken, anlam veremediğin bir mutluluğun | devamı »

çocuk olmak ve sokakta!…

Bahar gelince sokaklar evimiz olurdu. Hoş çocukken mekânın ve zamanın pek önemi yoktu… Nerde üç beş arkadaş olsa orda toplanır top koştururduk… Dedim ya yerin ve zamanın | devamı »

karanlık!

Görünmez duvarların ardına sığındım şimdilerde.Kimselerin erişemeyeceği derin bir kuyuya hapsettim kendimi..Gittikçe kayboluyorum derinliklerinde..Nereye dönsem zifiri | devamı »

Kavgamın Şehri !…

Ah ulan İstanbul, seni sevmek adamda yara bırakır… | devamı »

… Sanki göğsümde bir yük var kilolarca nefes almamı engelleyen, nefes alsamda yetmiyor ciğerlerime… Anide bir soluk luk nefes giriyo ciğerlerime boğulacak gibi su içer | devamı »

tekrarlar…

Sonunu bildiğin bir hikayeyi okumak gibi bazen hayat. Sanki hep tekrarlıyorum, hep bir yerinde bırakıp başka bir yerinde başlıyorum kaldıgım yerden…Umursamaz olmak bazan | devamı »

bitsin…

…içimden bir şeyler kopup gidiyor..nereye ve nasıl..kim bilir.. uzayıp giden yol çizgileri boyunca düşmek istiyorum yollara..alıp başımı gitmek.. sadece Sen’in olduğun | devamı »

«

Mehmet Yüngül © 2017, Powered by Wordpress & HC-2011